MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Mühür bozma suçlarında her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçu oluşturacağı cihetle, mahkemece gerekçeli kararda suç tarihi olan 24.03.2011 günü katılan kurum yetkililerince yapılan kontrolde sanığın "kesilen suyun mührünü kırarak açmak suretiyle usulsüz su kullandığı" şeklinde tek bir eylemden bahsedilmesine rağmen, hangi tarihlerin zincirleme suç hükümlerine esas alındığı belirtilmeksizin hüküm kısmında TCK‘nın 43. maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
2-Kabule göre de; duruşmaları takip zorunluluğu bulunmayan ve 04.04.2014 tarihli sorgusunda duruşmadan vareste tutulmayı talep eden sanık hakkında, duruşmaları takip etmediği şeklindeki yasal olmayan gerekçeye dayanılarak, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy