MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosyaya intikal ettirilen adli emanetin 2011/412 sırada kayıtlı suça konu sürücü belgesi aslı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde; silinti, kazıntı, tahrifat yapıldığına ilişkin bir iz veya emarenin yer almadığı, fotoğraf üzerindeki soğuk mühür izinin belge üzerinde de devam ettiği, orjinallerinde olması gereken şekil şartlarını taşıdığı, bu haliyle aldatma yeteneğinin bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
TCK'nun 51, 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmasına engel suç tarihinden önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.02.2013 gün ve 2012/11-1445, 2013/54 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hem 765 sayılı TCK hem de 5237 sayılı TCK'da resmi belgede sahtecilik suçunun "seçimlik hareketli" bir suç olarak düzenlediği, seçimlik hareketli suçlar suçun kanuni tanımında gösterilen, alternatifli hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile tamamlanabilen suçlardan olup, bu tür suçlarda seçimlik hareketlerin tamamının işlenmesi şart olmayıp, bir tanesinin işlenmesinin suçun oluşması için yeterli bulunduğu, seçimlik hareketlerden sahte belgeyi bilerek kullanmak fiilinin de devamlılık gerektirdiği cihetle, sanığın katılana ait sürücü belgesinde fotoğraf değişikliği yaparak hakkında yürütülen birden fazla ve farklı tarihli adli soruşturmalarda kullanması şeklinde meydana gelen olayda TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca ceza tayini gerekirken ayrıca koşulları oluşmayan zincirleme suça ilişkin anılan Yasanın 43/1. maddesi de uygulanarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nun 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy