... Müdürlüğünün 31.05.2016 gün ve 2016/KYB. sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.06.2016 gün ve 2016/237012 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk CezaKanunu'nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair .... Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2011 tarihli ve 2011/75 esas, 2011/299 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/10/2007 tarihli ve 2007/6-195-197 sayılı ilamında değindiği üzere, “araya zaman aralığı girmediği ve fiilin kesintiye uğramadan devam ettirildiği gözetildiğinde, sanığın eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması gerektiğinin” belirtilmesi karşısında, somut olayda, sanığın evinde yapılan aramada bulunan birer adet nüfus cüzdanı ile sürücü belgesinden oluşan iki adet sahte belgenin ne zaman sahte olarak oluşturuldukları tespit edilemediğine göre, eylemin tek suç oluşturacağı kabul edilmesi gerekirken, sanığın yazılı şekilde iki ayrı resmi evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; 27.11.2010 tarihli üst araması sonucu,... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanının aynı anda ele geçmesinden ibaret eylemde, suça konu belgelerin değişik zamanlarda düzenlendiğine dair bir tespitin bulunmaması ve aynı anda birden fazla sahte belgenin ele geçmesi nedeniyle, sanık hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden yazılı şekilde iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurularak fazla ceza tayini edildiği anlaşılmakla, ihbarnamedeki kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden,.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2011 gün ve 2011/75 esas, 2011/299 sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan; sanık ...'ın sübutu kabul edilen resmi evrakta sahtecilik suçundan, mahkemenin kabul ve uygulaması ile 5237 Sayılı yasanın 61/1. maddesi gereği, belge sayısı da dikkate alınarak takdiren, teşdiden, eylemine uyan TCK'nun 204/1. maddesi gereği 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 indirim yapılarak neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün bu şekilde infazına, diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy