MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya arasında bulunan 30.06.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre sahte çekin ön yüzünde bulunan keşideci imzasının sanığa ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nin 58. madde hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy