MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs etmek - Tefecilik
HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında;
Tefecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nun 241/1, 52, 53. maddeleri uyarınca; 3 yıl hapis ve 9.000 TL adli para cezası,
2-Sanık ... hakkında;
Kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 5237 sayılı TCK'nun 81, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in, mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, kusurluluğu etkileyen sebeplerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin meşru savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. ve 2015/85 K. sayılı kararı ile TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK'nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün "Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek TCK'nun 53/1-2-3. maddesinin tatbikine" şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında Maliye Hazinesinin bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı CMK'nun 233. ve 234. maddeleri uyarınca kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ...'in ve müşteki ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu nedenle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 16/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy