MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kulanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Suça konu olup, aslı dosya içerisinde bulunan sahte nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede, fotoğraf üzerinde bulunması gereken mühür izinin mevcut olmadığı gibi, belge üzerine yapıştırılmış fotoğrafın kenarlarının düzensiz şekilde kesilip sonradan yapıştırılmış olduğunun çıplak gözle dahi anlaşılabilmesi karşısında, mevcut haliyle nüfus cüzdanı üzerinde yapılan sahteciliğin ilk bakışta farkedilebildiği ve belgenin aldatıcı niteliğinin bulunmadığı cihetle , yasal unsurları itibarıyla oluşmayan "resmi belgede sahtecilik" suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
2- TCK'nun 268. maddesindeki "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesinin gerektiği, somut olayda; sanığın sahte paraların kendisi tarafından kullanıldığının anlaşılmasını önlemek için sahte kimlik kullandığı, yakalandığında kendisini gerçek kimliği olan ... olarak tanıttığına dair bir bilginin bulunmadığının anlaşılması karşısında iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Adli emanetin 2010/8 sırasında kayıtlı suça konu sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması ve sahte olmayan 2 adet nüfus cüzdanı talep belgesinin nüfus müdürlüğüne iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı,
4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy