MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
A)Sanık ... hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçundan verilen karara yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264/2. maddesi uyarınca başvurunun, itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifasına,
B)Sanıklar hakkında “özel belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yeteneği bulunmadığı cihetle, aslı ele geçirilemeyen suça konu Kaymakam ... adına düzenlenen belgelerin onaysız fotokopiden ibaret olması nedeniyle aldatma kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, yüklenen sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre ise;
a)Sanık ... hakkında sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak tayini,
b)Suça konu, Samandağ Kaymakamlık makamı adına yazılan ve Kaymakam ... tarafından imzalı olarak hazırlanan sahte belgelerin resmi belge niteliğinde olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, vasıfta hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
c)5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
C)Sanık ... hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun; işlenme yöntemi, olay tarihi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığı ve anılan maddenin birinci fıkrasının “b” bendinde yer alan “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” şeklindeki düzenleme karşısında sanığın hukuki durumunun tekrar değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş; sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükümlerin bu sebeplerle, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçu yönünden ise sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç cezalar yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.12.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy