(5271 S. K. m. 160, 170, 172, 173, 309)
Dava ve Karar: Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.12.2015 gün ve 2015/25513/79979 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.12.2016 gün ve KYB.2015/404500 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ..... ve ..... Tic Ltd. Şti. yetkilileri haklarında yapılan soruşturma sonunda Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/11/2014 tarihli ve 2014/8036 soruşturma, 2014/15845 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/05/2015 tarihli ve 2015/455 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müştekinin, vermiş olduğu çeklerden birinin tarihinde tahrifat yapıldığı iddiası üzerine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda sadece şüpheli .. ....ın ifadesinin alınması ile yetinilerek aralarındaki uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, tahrifat yapıldığı iddia olunan çekin getirtilerek, şüphelilerden imza ve yazı örnekleri alınıp bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheli .....'un beyanında söz konusu çekin şirket ortaklarından ........ vasıtasıyla tarafına ulaştığını beyan ettiği gözetilerek, .......ın da beyanına başvurularak, şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Şikayetin kapsamına, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile mercii kararı içeriklerine, Başkanlar Kurulu kararlarına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre, kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek Yargıtay 23. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla Dairemizin görevsizliğine, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 02.02.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy