MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, suçluyu kayırma
HÜKÜM : Beraat
Sanık ...'nin katılana kendisini ... olarak tanıtıp iş yerini satın aldıktan sonra suça konu senetleri bu isimle imzalayıp Tc kimlik numarasını da yanlış yazmak suretiyle aynı anda katılana vererek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; sanığın eyleminin kül halinde tek bir sahtecilik suçu olduğu ve dosya içerisinde okunaklı fotokopileri bulunan suça konu senetlerin düzenleme yerini ihtiva etmemeleri nedeniyle atılı suçun özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, iki kez resmi belgede sahtecilik suçundan ceza tayini konularındaki hukuka aykırılık yönlerinden mahallinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık ... hakkında "dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında "suçluyu kayırma" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin ve beraat hükmü nedeniyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin sınırlı temyiz isteminde bulunan sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320 TL vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında "dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydında, hükümden sonra 28.02.2015 tarihinde vefat ettiği belirtildiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nın 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy