MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yokluğunda verilen hükmü sanığa tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle; suça konu belgelerin getirtilip incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının kararda tartışılması, denetime olanak verecek dosya içerisinde bulundurulması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. Kabule göre de;
a)Hükmün gerekçesinde sanıklara yüklenen fiillerin oluşa uygun olarak zincirleme suç kapsamında kaldığı belirtildiği halde, TCK’nin 204/1. maddesi gereğince sanıkların ikişer kez cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle çelişkiye neden olunması,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E. ve 2015/85 K. sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 18.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy