MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahkumiyet kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanık hakkında 25.06.2009 tarihinde mühür bozma suçunun işlendiğinin iddia ve kabul edildiği olayda;
TCK'nın 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur. Dosyada bulunan mühürleme tutanağının 03.07.2000 tarihli olup, içeriğinde herhangi bir mühür veya pens numarası bulunmadığı gibi mühürleme işlemini yapan kişi ya da kişilerin adı veya imzasının olmadığı, 25.06.2009 tarihli kaçak tespit tutanağında da mührün bozulduğuna dair bir açıklamanın bulunmadığı anlaşıldığından; usulsüz elektrik kullanımı sebebiyle yapılmış bir tespitte suçun yasal unsuru olan mühürleme ve mühür bozma tutanağının bulunmaması sebebiyle sanık hakkında unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması;
2-Kabule göre de; sanığın cezası seçenek yaptırımlara çevrilirken infazda kısıtlamaya yol açacak şekilde”ceza süresince yardımcı hizmetler sınıfında çalışmasına” karar verilmesi
Yasaya aykırı, sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy