MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat
Sanık ... hakkında mahkumiyet
...i'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkında verilen hükmü temyiz eden oğlu ...i'nin hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığından temyiz isteminin CMUK'nın 315. Maddesi gereğince REDDİNE,
II)Sanık ...'nin hakkında kurulan mahkumiyet,katılan vekilinin ise sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık ...'nin yokluğunda verilen hükmün adresine tebligata çıkarılmasına karşın dosya içerisinde tebligat parçasının bulunmadığı, PTT sorgulamasında tebligatın 08.04.2014 tarihinde 21. Madde hükümlerine göre muhtara teslim edildiğinin anlaşıldığı ancak tebligatın usulüne uygun olup olmadığının denetlenemediği ve UYAP kayıtlarında yapılan sorgulamada sanığın 11.04.2014 tarihinde başka suçtan cezaevine girdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanıklar hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek“ suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında;sanıkların yüklenen suçu kabul etmemeleri,2006 takvim yılının değişik dönemlerinde şirketi temsile yetkili olduklarının anlaşılması,sahte düzenlendiği iddia olunan 2006 takvim yılına ait faturaların aslı veya onaylı örnekleri dosya içinde bulunmadığı gibi fatura bilgilerinin de yer almaması, sahte fatura düzenleme suçunda, suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki "Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır" şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından, faturaların asılları ve onaylı suretleri araştırılıp getirtilerek yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, Ba-Bs form analizine göre sanıklara ait şirketten mal alındığına dair Ba formu ile bildirimde bulunan yani suça konu faturaları kullanan mükelleflerin kimler olduğu ve bu şirket veya kişiler haklarında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı, bu faturalardan dolayı soruşturma veya kamu davaları açılıp açılmadığı sorulup, varsa celbiyle incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin bu dosyaya aktarılması,faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler dinlenerek sözü edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve bunlarla ilgili belgeleri olup olmadığı, sanıkları tanıyıp tanımadıkları araştırılıp, yine faturalardaki imza ve yazıların sanıklara ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde sanıklar ... ve ... hakkında beraat,sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı,diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy