MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizin 12.10.2016 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere, sanık hakkında 27.05.2013 tarihli iddianame ile hırsızlık soruşturması nedeniyle yakalandığında ... kimlik bilgisi ile tutuklandığının ve cezaevine girdiğinin iddia edildiği, bu eylem nedeniyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluştuğu, mahkemece Dairemizin bozma kararına atıf ile bu suçtan hüküm kurulduğu cihetle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozma kararına uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak, TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkarılması ve yerlerine '' Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına'' ibarelerinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy