MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-)Sanığın sahte olduğu iddia olunan suça konu 05.01.2012 düzenleme tarihli 51.500 TL bedelli bonuyu kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanığın suça konu bonoyu, bonoda borçlu görünen ...’dan siirt fıstığı vermesi karşılığında aldığını savunması ve buna ilişkin sözleşme fotokopisi sunması, müşteki ...’un da sanıktan borç aldığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından sanığın fotokopisini sunmuş olduğu sözleşme müşteki ...’a gösterilerek bu sözleşmeyi kendisinin imzalayıp imzalamadığının sorulması, belgede şahit olarak gözüken ... araştırılarak tanık olarak beyanına bavurulması ve gerekmesi halinde sanıktan sözleşmenin aslı istenerek belgedeki imzanın müştekiye aidatı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, borcun varlığının tespit edilmesi halinde, eylemin 5237 sayılı Yasanın 211. maddesindeki ''bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik'' suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması ve bunların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-)Kabule göre de;
a-)5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, adli sicil kaydında engel sabıkası bulunmayan ve hakkında bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile erteleme hükümleri uygulanan sanık hakkında “..kişilik özellikleri dikkate alınarak CMK’nın 231/5. maddesinin tatbikine yer olmadığına" biçimindeki çelişkili gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy