(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçundan müşteki şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/11/2015 tarihli ve 2015/100982 soruşturma, 2015/4351 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, hükümlünün yapılan uyarıya rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden bahisle hakkındaki dosyanın kapatılmasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 03/08/2016 tarihli ve 2015/19594 DS sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, itirazı inceleme görevinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye ait olduğundan bahisle yükümlünün itiraz ve talebinin merciide hata nedeniyle reddine, yükümlü dilekçesinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Bürosuna gönderilmesine ilişkin Ankara 1. İnfaz Hakimliğinin 25/10/2016 tarihli ve 2016/3653 esas, 2016/3965 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 tarihli ve 2016/1459 değişik iş sayılı kararını müteakip, yükümlünün (şüphelinin) itirazının reddine ilişkin Ankara 1. İnfaz Hakimliğinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/3653 esas, 2016/3965 sayılı ek kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununun 18/1. maddesinde yer alan, "Müdürlükler ile koruma kurullarının idari nitelikteki eylem ve işlemlerine karşı infaz hakimliğine şikayette bulunulabilir.", 05/03/2013 tarihli ve 28578 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Denetim Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 48. maddesinde yer alan, "1) Yükümlüler ile kanuni temsilcileri, infaz hizmetlerinin yürütülmesi sırasında müdürlükçe hazırlanan denetim planları ve raporları ile müdürlükçe yapılan uyarılar gibi işlem ve eylemlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle müdürlüğe itirazda ya da infaz hakimliğine şikayette bulunabilirler" ile aynı yönetmeliğin 72/8. maddesindeki "Sanık veya hükümlünün beş iş günü içerisinde ilgili kuruma tedavi için müracaat etmediğinin veya belirlenen tedavi programına uymadığının bildirilmesi ya da rehberlik çalışmalarına katılmaması halinde sanık veya hükümlü bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesine göre uyarılır. Uyarılara ilişkin tebligatta ihlal durumunun tekrarı halinde bunun yükümlülüğün ihlali sayılacağı ve dosyanın kapatılarak mahkemesine gönderileceği sanık veya hükümlüye bildirilir."şeklindeki düzenlemelere nazaran,denetimli serbestlik müdürlüğünce ihlal nedeniyle şüphelinin dosyasının kapatılarak mahkemesine iade işleminin idari nitelikte bir işlem olmadığı, dolayısıyla İnfaz Hakimliğinin karar verme yetkisi bulunmadığı, infaz kaydının kapatılması işlemi aleyhine de şüpheli tarafından itiraz edilebileceği, zira şüphelinin yasal mazereti bulunup bulunmadığının mahkemece denetlenmesi gerektiği, ancak yetkili mahkemenin soruşturma aşamasında genel görevli olan mahkeme olduğu düşünüldüğünden, Ankara 1. İnfaz Hakimliğinin 25/10/2016 tarihli ve 2016/3653 esas, 2016/3965 sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın, itirazı inceleme yetkisinin infaz hakimliğinde olduğundan bahisle kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına dair Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 tarihli ve 2016/1459 değişik iş sayılı ve bu karara istinaden verilen yükümlünün (şüphelinin) itirazının reddine ilişkin Ankara 1. İnfaz Hakimliğinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/3653 esas, 2016/3965 sayılı ek kararında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13/01/2017 gün ve 94660652-105-06-14643-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 tarihli ve 2016/1459 değişik iş sayılı kararı ile Ankara 1. İnfaz Hakimliğinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/3653 esas, 2016/3965 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.