MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla bu talebe hasren yapılan incelemede;
1-5271 sayılı CMK’nın 225. (1412 sayılı CMUK’nın 257 ve 150) maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği cihetle; 11.03.2014 tarihli iddianame anlatımından, sanığın karıştığı yaralamalı trafik kazasında hem olay yerinde hem de olaydan sonra kaldırıldığı ...Devlet Hastanesinde ismini ... olarak tanıtması şeklinde gerçekleşen eyleminin yalan beyan suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; iddianamede sanık hakkında TCK'nın 206/1. maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan ve TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan açılan bir dava olmadığı da gözetilmeden, iddianame kapsamı dışına çıkılarak ek savunması alınmayıp TCK'nın 204/1. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy