MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ : Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal, yağma
HÜKÜM : TCK.nun 81/1, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası,
TCK.nun 116/4, 119/1-a, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası,
Yağma suçundan CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık müdafiinin yasal süresindeki duruşmalı inceleme ve temyiz isteminden sonra sanık ...'in cezaevinden gönderdiği 06.12.2017 ve 05.02.2018 tarihli dilekçeleri ile cezasının onaylanmasını istediği anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 05.02.2008 gün ve 2008/1-9-15 sayılı kararı uyarınca, cezanın onaylanması isteği, temyiz isteminden feragat niteliği taşıdığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiş, suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyizine yönelik olarak inceleme yapılmıştır.
Mahalli mahkemece verilen hükmün 5271 sayılı CMK'nun 35/2, 260, 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri gözetilerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tebliği üzerine anılan kurum vekili tarafından da temyiz edildiği anlaşılmakla, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında; katılan ... ...'yi öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal ve nitelikli yağma suçlarından açılan kamu davalarında; 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 20.05.2015 tarihli ve 2015/21252/1826 sayılı raporunda; katılan ...'nın yaralanmasının duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmesi için olay tarihinden 18 ay sonra kişinin muayenesinin gerektiği belirtilmiş olması karşısında, yaralanma nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı kesin olarak belirlenip değerlendirilmesinden sonra olaya uygun bir ceza tayin edilmesi bakımından, belirtilen şekilde yeniden rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş; suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy