MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2017/185 esas, 2017250 karar sayılı TCK.nin 81, 29, 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezasına ilişkin hükme yönelik istinaf talebinin esastan reddine.
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı Kanunun 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re'sen duruşma yoluyla yapar'' ibaresi 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile ''uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir'' şeklinde değiştirildiğinden, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminde incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık ... hakkında; kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin bu kararı yasal süre içerisinde temyiz ettiği, daha sonra sanık ...'ın 31/01/2019 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nin 298. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında; maktul ...'i haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 19/12/2017 gün ve 2017/3015 esas, 2017/3012 sayılı kararının sanık müdafii tarafından; müvekkilinin olaya katıldığının ispat edilemediği, tahrik konusunun ağırlığına rağmen yeterli indirimin yapılmadığı ve lehe TCK.nin 62. maddesinin uygulanmadığına ilişkin sebeplerle temyiz edildiği görülmekle, bu sebeplerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Mahkemenin kabul ve takdirine göre, sanık müdafiinin suçun sübutuna yönelen temyiz itirazlarının REDDİNE,
Ancak;
Oluş ve delillere göre; maktulün başlangıçtan beri süregelen haksız davranışları karşısında sanığın atılı suçu işlemesi nedeniyle; 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde öngörülen maktulden kaynaklanan haksız fiilin sanıkta meydana getirdiği hiddet ve şiddetli eylemin etkisi dikkate alınarak tahrik sebebiyle yapılacak indirimin makul oranda yapılması gerekirken asgari oranda indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak CMK'nin 302/2,3. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy