(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve patlayıcı madde bulundurma suçlarından İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/09/2013 tarihli ve 2013/567 değişik iş sayılı içtima kararı ile 3 yıl 14 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve 2014/852 değişik iş sayılı kararı ile 05/07/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilâmın infazında tereddüt bulunduğundan bahisle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98/1. maddesi uyarınca infaz usulüne ilişkin bir karar verilmesi talebi üzerine infazın 647 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre cezanın 1/2 ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle infaz edilmesine dair İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/12/2018 tarihli ve 2005/53 esas, 2009/42 karar sayılı ek kararını müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının eksik infaz nedeniyle şartla tahliye kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/02/2019 tarihli ve 2005/53 esas, 2009/42 karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2019/82 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Her ne kadar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2019/82 değişik iş sayılı kararı ile, "... İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi İle Görevli) 2005/53 Esas, 2009/42 Karar sayılı kararında sanığın işlemiş olduğu suçla ilgili olarak 765 sayılı Kanunun 169. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/son maddesi yollaması ile 220/7. maddesi delaletiyle aynı yasanın 314/2. maddesi arasında lehe yasa kıyaslaması yapılmış, 765 sayılı Kanunun 169. maddesinin lehe olduğu gözetilerek sanık hakkında bu madde uyarınca hüküm kurulmuştur. Yani her ne kadar gerekçeli kararda suç tipi olarak Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu yazılmışsa da sanık hakkında yasa dışı terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan hüküm kurulmuştur. Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan ve örgüt mensubu olmayan sanık hakkında örgüte yardım suçundan verilen hükümde TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanamayacağı belirtilmiştir...." şeklindeki gerekçe ile şartla tahliye kararının kaldırılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi İle Görevli) 2005/53 esas, 2009/42 karar sayılı kararı ile verilen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesinde düzenlenen terör örgütüne yardım ve yataklık suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün 6352 sayılı Kanun kapsamında uyarlama yargılaması yapılacağından bahisle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2012 tarihli ve 2012/103 esas sayılı tensip kararı ile infazının durdurulmasına karar verildiği, yapılan uyarlama yargılaması neticesinde ise aynı Mahkemenin 19/09/2012 tarihli ve 2012/103 esas, 2012/245 karar sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın 18/01/2016 tarihinde kesinleştiği cihetle merciin gerekçesinde belirtilen ilâmın somut olayla ilgisiz olduğu,
Somut olayda, infazında tereddüt oluşan kesinleşmiş ilâmların ise İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Maddesi İle Görevli) 2005/53 esas, 2009/42 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen 5 ay hapis cezası ile aynı Kanun'un 174/2. maddesinde düzenlenen örgüt faaliyeti çerçevesinde patlayıcı madde bulundurma suçundan verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin olduğu, anılan suçların terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiğinin Mahkemesince kabul edildiği ancak 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmediği ancak bu kararı temyizen inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/03/2012 tarihli ve 2010/14411 esas, 2012/3959 karar sayılı ilâmında "5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen patlayıcı madde bulundurma ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından mahkumiyetine karar verilen sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür." şeklinde belirtildiği üzere bu hususta infaz aşamasında Mahkemesince hapis cezasının infazının 5275 sayılı Kanun'un 107/4. maddesi gereğince yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2019/82 değişik iş sayılı kararının bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 12/06/2020 gün ve 94660652-105-34-19437-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2019/82 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy