MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında müştekiye karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yüze karşı verilen 05.05.2016 tarihli hükmü, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık kanuni süreden sonra 02.06.2016 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, aynı dosyada temyize konu olmayan sanıklar hakkında Geyve Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2016/42 numaralı iddianame ile TCK'nin 125/1-4 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nin 251/1. maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki hükmü karşısında, sanıklar hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5275 sayılı Yasanın 108/3. maddesinde, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı hususu düzenlenmiş olup, mahkemece sanık ... hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamda, 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulandığı ve bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığı halde, 5275 sayılı 108/3 maddesine aykırı olarak cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK'nin 3. maddesi uyarınca cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde TCK'nin 61. maddesinde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanıklar hakkında asgari hadden orantısız şekilde uzaklaşılarak fazla cezalar tayin edilmesi,
Kabul ve uygulanmaya göre de;
b) Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda temel cezanın alt sınırdan ayrılmayarak belirlendiği ifade edilmesine rağmen, gerekçeli kararda temel cezanın alt sınırdan bir miktar uzaklaşıldığı belirtilerek; sanıkların üzerine atılı kasten yaralamaya teşebbüs suçları yönünden kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması,
c) Haksız tahrik oluşturan eylemin sanık ...'un, sanık ...'a hakaret içeren kelime kullanmasından ibaret olduğunun kabulü karşısında, TCK'nin 3. maddesi gereğince orantılılık ilkesi gözetilerek TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari (¼) oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde (½) oranında indirim yapılarak sanık ...'a eksik ceza tayin edilmesi,
d) Sanıklar hakkında kasti suçlardan hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmiş olması ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine ''ertelenen veya'' ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ''denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen'' ibareleri nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanık ...'ın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.