MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, davaya konu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2015/604 numaralı iddianame ile TCK'nin "125/1-4." maddeleri gereğince cezalandırılma istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nin 251/1. maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mağdur kardeşini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçak ile birden fazla nitelikli hal ihlal ederek yaralayan sanığın TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca verilen temel cezasının alt sınırdan ayrılarak tayin edilmesi ve kasten yaralama suçunun TCK'nin 86/3. maddesinde gösterilen nitelikli hallerinin birden fazla olması durumunda her bir nitelikli hal için ayrı ayrı arttırım yapılamayacağı, temel cezada ancak bir kez arttırım yapılacağı gözetilmeden, sanığın temel cezasında TCK'nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinden ayrı ayrı iki kez arttırım yapılmak suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 03.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.