MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : ..., ...
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanıklar müdafiileri
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise müvekkili sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü ve sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne, sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 251/1. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi olan basit kasten yaralama suçu, bu usule tabi olmayan ve sanık ...'a yüklenen nitelikli kasten yaralama suçu hakkında kamu davalarının birlikte açıldığı, dolayısıyla aynı Kanun'un 251/8. fıkrasında düzenlenen "basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz." hükmü uyarınca basit kasten yaralama suçu yönünden basit yargılama usulü uygulanamayacağından, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
a) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlatmaları ve olaya ilişkin tarafsız tanık beyanı bulunmaması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.