MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2797 E., 2025/2780 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2025 tarihli ve 2025/260 Esas, 2025/292 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 29/1, 31/3. maddeleri uyarınca 5 yıl 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/2797 Esas, 2025/2780 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı ile hareket ettiğinden bahisle suç vasfına, mahkemenin kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrike ilişkin yasal koşulların oluşmadığına, gerekçeye ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; teşdiden ceza tayinine, suça sürüklenen çocuk lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı ve gerekçesiz olduğuna, haksız tahrikin derecesine, mahkemenin delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/2797 Esas, 2025/2780 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'in ve Üye ...'ın karşı oylarıyla ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık suçun vasfına dairdir.
Dosya kapsamına göre; olay günü saat 22.00 sıralarında, katılan ..., tanıklar ..., ...'in; tanık ...'ün kullanımındaki araç ile seyir halindelerken, aynı istikamette seyir halinde olan tanık ...' ün kullandığı içinde SSÇ ..., tanıklar, ... ve ...'ın olduğu araçla yolda sürtüşme yaşadıkları, SSÇ ... ve arkadaşlarının bulunduğu araç, katılan ve arkadaşlarının bulunduğu aracı sollayarak önlerinde durduğu, SSÇ ... ve arkadaşları ..., ... ve ...'nın araçlarından indikleri, katılan ile ...'ün de kendi araçlarından indikleri, tarafların önce tartıştıkları ve daha sonra sakinleştikleri, her iki tarafın tanıkları, kavganın başlaması ve bıçaklanma anına ilişkin bazı bilgileri saklama ve kendi tarafındakileri kollama şeklinde beyanda bulundukları,
Böylece ortalık sakinleşmişken birden SSÇ ...nin kendi arkadaşlarının arasından sıyrılarak kılıfından çıkardığı özel yapılmış ve keskin kısmı (namlu uzunluğu) 17 cm olan arkası tırtıklı ucu sivri bıçakla katılanın sol ön aksiller sol meme altında flank bölgeye doğru uzanan (yan böğürü) ne vurarak batına nafiz oluşan yaralanma nedeniyle yaşamını tehlikeye soktuğu, sol böbrek nefrektomi nedeniyle organlardan birinin işlevinin kaybına neden olduğu, bıçağın vücuda girerken 8. kostadaki kırık nedeniyle hayat fonksiyonlarının üzerinde etkisinin 2 (orta) olduğu, katılan ve vekilinin aşamalarda katılanın ayrıca ince bağırsak ve midesinde de kesi olduğunu bildirmesi üzerine tarafımızca hasta muayene ve tedavi evrakları, ameliyat notlarının incelenmesinde, katılanın ayrıca ince bağırsağında da kesi olup karın boşluğunda şok etkisini yapacak şekilde 2 litre kan biriktiğinin anlaşıldığı,
Sanığın, kılıfıyla taşıdığı dosyada fotoğrafı olan uç kısmı sivri, sırt kısmı tırtıklı, kesici kısmı 17 cm olan öldürmeye elverişli bıçakla, katılanın 8. kostayı kırarak bağırsak kesisi meydana getirdikten sonra sırt kısmına yakın böbrek yarası oluşturduğu, bu nedenle böbreğin alınmasını doğurduğu, karında 2 litre kan bulunduğu,
SSÇ ...nin arkadaşı olan tanık ...'ın beyanına göre, bıçak darbesi alan katılan ... ...'in oluşan yaralama nedeniyle yere düştüğü, diğer önemli hususun, bu beyana göre ayrıca tanık ...'nın SSÇ ...yi tuttuğu, bu itibarla da engel hal oluştuğu, aldığı ağır yara nedeniyle de istenen sonucu aldığına inanan SSÇ ...nin, ayrıca ... tarafından tutularak eyleminin engellendiği,
Belirtilen nedenlerle, sanığın özel yapılmış nitelikli bıçakla katılan ... ...'in öldürücü bölgesine oldukça yüksek şiddetle vurduğu, kaburgayı kıran bıçağın bağırsağı keserek vücudun sırt bölgesine ilerleyerek alınması sonucunu doğuran böbreği de yaraladığı, kan kaybıyla şoka giren katılanın bir dizi ameliyatla hayata döndürüldüğü,
Bu oluşa göre, katılanın kurtarılamayarak ölmüş olması halinde sanığın eyleminin TCK 87/4. maddesindeki yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek olarak tavsif edilmesinin mümkün olmayacağı hususu da gözetildiğinde sanığın dış dünyaya yansıyan kast ve eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı düşüncesinde olduğumuzdan yaralamaya ilişkin hükmün onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız. 07.04.2026