(743 S. K. m. 641)
Taraflar arasındaki davada; davacı vekili, İmar İskan Bakanlığınca müvekkiline tahsis edilen 23 sayılı parsel önünden geçen umumi yol üzerinden davalılar Zülmar ve Türkay gecekondu yapıp bilahare diğer davalı Adem'e devrettiğinden davalıların müdahalesinin önlenmesi ile gecekondunun kal'ini talep etmiştir. Bilahare duruşmada Bakanlıkça henüz tahsis yapılmadığını yolun umumi yol olması ve müvekkilinin yararlanmasına engel olduklarından dava açtıklarını bildirmiştir.
Davalılar, karşı bir iddiada bulunmamışlardır.
Mahkemece, davalılardan Adem'in zilyetliğinde bulunan umumî yola toplam 188 metrekare müdahalesinin önlenmesi ile gecekondunun kal'ine diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen karar süresinde davalı Adem tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi gereği düşünüldü:
Kişinin bazı durumlarda dava açmak yetkisine sahip olduğunun kabul edilebilmesi için somut ve yasal bir yararlanma olanağına sahip bulunduğunun kanıtlanması gereklidir. İşletmeye açılmış bir genel yoldan herkesin yararlanması olasılığı bulunduğu cihetle -Tersi ileri sürülmeyen hallerde- rastgele bir şahsın açtığı dava dinlenir.
Ancak davada nizalı yer imar planı içinde Yol olarak gösterilmiştir. Yolun açıldığı kamunun yararlanmasına sunulduğu belli değildir. Plan henüz gerçekleştirilmediği ve nizalı yerin kağıt üzerinde yol olarak gösterildiği anlaşıldığı takdirde davacının yararlanması söz konusu olamaz, dolayısıyla böyle bir yer için dava açmak yetkisi bulunduğu kabul edilemez.
Mahkemece nizalı yerin davanın açıldığı tarihte halkın yararlandığı bir yol olduğu yönü kesinlikle kanıtlanmadan ortada erken açılmış bir dava olmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi yolsuzdur. Hükmün bu nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın iadesine, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy