(743 S. K. m. 931)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada; davacılar, 1687, 1688 ve 1938 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları kapsamında kalan ve öteden beri zilyedliklerinde bulunan bir kısım yerin tapulamaca davalıya ait 1936 parsel içerisinde tesbit ve tescil edildiğini ileri sürerek kısmen iptal ve tescil istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edildiği görülmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar, tapulamaca adlarına tesbit gören 1938, 1687 ve 1688 sayılı parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının kapsamında kalan bir kısım yerde davalıya ait 1936 sayılı parselin kapsamında kaldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı 1936 sayılı parseli tapulama tesbitinden sonra iktisap ettiğini ve iyi niyetli bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 - Davalının 1936 parsel sayılı dava konusu taşınmazı tapulama tesbitinden sonra çapa dayanarak iktisap eden kişi durumunda bulunduğu için kural olarak iktisabının iyi niyetli olup M.K.nun 931. maddesinin koruyuculuğu altındadır. İyi niyet iddiası def'i olmayıp itirazdır. Mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerekir. Hal böyle olunca davalının kötü niyetli müktesep olup olmadığı konusu üzerinde durulması gösterilecek tanıkların dinlenilmesi ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde iptal kararı verilmesi isabetsizdir.
2 - Kabule göre de davacı Harun'un kayıt maliki ile bağlantısı sağlanmadan ve davacı Seyfettin'in davadan vazgeçme isteği üzerinde durulmadan ve davacıların payları oranında iptale karar verilmemesi gerektiği de düşünülmemesi isabetsizdir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy