(3402 S. K. m. 27)
Dava: Yanlar arasında görülen davada; Davacı, yüzölçüm ve sınır düzeltilmesi yolu ile davalı adına oluşturulan tapu kaydının eski karayolu sahasına ilişkin bölümünün iptali ile köy tüzel kişiliği adına tescilini istemiştir. Davalı ise, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin karar, yasal süresi içerisinde duruşmalı inceleme yapılması isteği ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kapanan eski Devlet Karayolu olduğu savına dayalı kısmen tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Yanlar arasındaki uyuşmazlığın taşınmazın mülkiyeti ile ilgili bulunduğu tartışmasızdır. Hükümden sonra çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Yasa uyarınca kadastro tespit tutanağının 19.10.1990 günü düzenlendiği ve bu davadan bahisle mülkiyet hanesinin boş bırakıldığı temyiz aşamasında belgelendirilmiştir.
Bilindiği üzere göreve ilişkin kurallar, kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında doğrudan gözönünde tutulması gereken hususlardandır. Nitekim, 3402 sayılı Yasanın 27. maddesinde; "Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re'sen devrolunur..." hükmüne yer verilmiştir.
Sonuç: Öyle ise, davacı vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.5.1989 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 100.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden tahsiline, 19.03.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy