(3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davada mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davalının kadastral parselinin mülkiyet alanına yaptırdığı davaya konu binanın imar şuyulandırması (parselasyona) sonucu oluşturulan davacılara ait imar parseline katıldığı çap uygulamasına ilişkin uzman bilirkişi raporuyla saptanmıştır. Esasen, bu yön yanlar arasında tartışmasızdır. Davacılar, davalının kal suretiyle elatmasının önlenmesini istemişlerdir. Mahkemece, elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Ne var ki, bu tür bir davanın kabul edilebilmesi davacıların bina bedelini (kaim bedeli) davalıya ödemeleri ya da aralarında başka bir anlaşmanın yapılması koşuluna bağlıdır. Anılan yön yürürlükten kaldırılan 6785 sayılı İmar Yasasının 42/c ve 3.5.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3194 sayılı yeni İmar Yasasının 18. maddesinde açıkça vurgulanmıştır. O halde, mahkemece yerinde yeniden keşif yapılması, çekişmeli binanın niteliğinin ve kaim bedelinin konunun uzmanı olan bir bilirkişi aracılığıyla saptanması ve saptanacak bedelin davalı yararına depo ettirilmesi, ondan sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmaya ve yanılgılı değerlendirmeye dayanılarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü, HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.11.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy