(743 S. K. m. 612)
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve reddine dair verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, çekişmeli temliki işlemlerin mirasçılardan al kaçırmak amacıyla yapılmış muvazaatı işlemler olduğu anlaşılmıştır. Öyleyse, davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Davalıların öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak; davanın görülmesi sırasında mirasçılardan H'nin dilekçe vererek davadan feragat ettiği sabittir. Davanın tarafları ise, terekesi iştirak halinde mülkiyete tabi olan miras bırakanın mirasçılarıdır. Bu durumda; davasından feragat eden H'nin feragat beyanının kendi iştirak payını diğer iştirakçi davalılara devrettiği anlamına geleceği kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere; değinilen türdeki iştirak payının devrinin yazılı olması koşulu ile geçerliliği, MK'nun 612. maddesi ve 24.5.1985 tarih, 2/5 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararında vurgulanmıştır.
Hal böyle olunca; dava dilekçesindeki isteğin terekeye iade (miras bırakan adına tescil) şeklinde ifade edilmiş olmasına bağlı kalınmaksızın çoğun içerisinde azında istenebileceği kuralı gözetilerek davacılar Ş; B ve E'in miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, yazııl olduğu üzere feragat beyanı dikkate alınmaksızın hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden dolayı HUMK'nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.10.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy