(4721 S. K. m. 715, 760)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar
Dava, tapuya dayalı tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın kadastroca yol olarak bırakıldığı sabittir. Davacıların dayandığı tapu kaydının bir tarafı çay, iki tarafı şahıs tarlası ve dere taşınmazı bulunduğu yönde ise yol bulunmaktadır. Her ne kadar yerel bilirkişiler tapu kaydının sınırlarının sabit olduğunu ve dava konusu yerin davacının tapusu kapsamında kaldığını söylemişlerse de; bilirkişilerin sözleri soyut içerikli olup, tapunun tesis tarihinde yolun nereden geçtiği hususunu kesin olarak açıklayacak içerikte değildir.
Öte yandan;dava konusu taşınmazın içerisinde DSİ. tarafından yaptırılan bir çeşmenin varlığı taraflar arasında daha önce görülüp husumet yönünden red edilen Hozat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/1 Esas, 1996/5 Karar sayılı dosyasında yapılan keşiflerle anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahallinde yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılması, gerektiğinde o yere ilişkin daha önce çizilmiş harita(askeri) var ise, bunların getirtilerek uygulanması, tapunun tesis tarihindeki yöreyi iyi bilen taraf tanıkları var ise taraflardan sorularak keşif mahallinde dinlenmesi, kadastro sırasında dinlenen tespit bilirkişilerin bilgisine başvurulması suyun (çeşmenin) yerel su olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, böylece çekişmeli yerin tapunun tesis tarihinde yol olup olmadığının suyun (çeşmenin) özel mülkiyete konu teşkil edip edemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 30.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy