(1086 S. K. m. 445, 447)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılamasında, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle: Duruşma günü olarak saptanan 6.6.2000 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili Av. A geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara brakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine tarafından açılan davada 26.2.1998 tarih 182/646 sayılı kararla, 1570 parsel için Hazine lehine karar verilerek kesinleştiğini, ancak sonradan komşu 1571 parselle ilgili olarak görülen dava sırasınd Temmuz 1292/4 nolu tapu kaydının 1571 parselle birlikte, 1570 parsel sayılı taşınmazı da kapsadığının anlaşıldığını; ilgili kaydın daha önce elde edilemediğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi yoluyla 182/646 sayılı ilamın kaldırılmasını, yeniden adına tescilini istemiştir. Mahkemece 856 m2 için davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davada davacı yeni bir belge nedenine dayanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK'nun 445. maddesinin birinci bendinde "muhakeme esnasında esbabı mücbireye veya lehine hükmolunan tarafın fiiline binaen elde edilmeyen bir senet veya vesikanın hükmün itasından sonra ele geçirilmiş olması" yedinci bendinde de" mahkumunleh tarafından hükme müessir diğer birhile ve hud-anın kullanılmış olması" durumunda yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunabileceği öngörülmüş; 447. maddede ise bu yöndeki bir talep için üç aylık süre tanınmıştır.
Somut olayda yukarıda belirtilen 1 ve 7. bentlerindeki hallerin kanıtlanması yönünde bir delil getirilmemiştir. Öte yandan, 1571 parselle ilgili keşif 23.3.1999 tarihinde icra edilmiş, 14.4.1999 tarih 719/338 sayılı ilam 19.7.1999 tarihinde kesinlenmiş, eldeki dava ise 22.10.1999 günü açılmıştır. Bu durumda davanın yasal üç aylık süre içerisinde açıldığını söyleyebilme olanağı da yoktur.
Hal böyle olunca, davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Davacı Hazine'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 6.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy