(1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan tapu iptali, tescil davasının yapılan yargılamasında, mahkemece advanın reddine dair verlien kara, davacı tarafındanduruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 13.6.2000 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Av. F.Y. geldi. davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler ve vekili Av. gelmediler. yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne kaarr verildikten sonra gelen ekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karar bırakıldı bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, çekişmeli 436 parselin kadastro mahkemesinin 30.12.1988 tarih 54/214 sayılı kararı uyarınca ortak muris H.H. oğlu A.A.çocukları M., A. ve H.adlarına tescil edildiğini, kendisinin ise yine kök muris A. oğlu H.'ın kızı olduğunu, nevarki ara miras bırakan H.'ın veraset belgesi ve anılan ilamda yer almadığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.Mahkemece, kesin hükümden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Bilindiği gibi, HUMK.nun 237. maddesine göre maddi anlamda kesin hükümden söz edilebilmesi, diğer bir anlatımla yeni açılan davaya karşı o davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olduğunun söylenebilmesi için birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun) taraflarının dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Kesin bir hükmün bulunduğu hallerde aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanılarak ve aynı konuda yeni bir dava açılamaz; açılırsa bu dava dinlenemez ve dava şartı yokluğundan reddedilir.
Somut olayda, önceden kadastro mahkemesinde görülen davada davacı ile aynı adı taşıyan Z.E. adına bir kişi yer almış ve kendisini vekille temsil ettirmiş isede, ilgili belgelerde baba adı yazılı değildir. Öte yandan veraset belgeleri ve diğer delillerden, kök muris A.E'ın "A. kızı Z." ve "H. kızı Z." adına mirasçılarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal bölle olunca, kadastro mahkemesinin 54/214 sayılı ilamda yer alan Z.'nin, A. kızı mı? Yoksa H. Kızı mı? Olduğunu kesin biçimde ortaya çıkarılması, Davacı H. kızı Z.'nin o davada hasım olmadığının saptanması durumunda olayda kesin hükümden bahsedilemeyeceğinin gözetilmesi; hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, alınan hususlar kesin olarak açıklığa kavuşturulmadan yazılı olduğu üzere hükmün kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yernidedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine ve 10.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren Av. ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 65.000.000 lira duruşma Av. parasının temyiz edilenden alınmasına 13.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy