(743 S. K. m. 618, 713, 714, 741)
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan el atmanın önlenmesi ve yıkım davasının yapılan yargılamasında, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle: Duruşma günü olarak saptanan 12.6.2001 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili ile temyiz edilen vekili geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacılar,4497 parseldeki apartmanın müşterek maliklerinden olduklarını; aynı apartmanda müşterek malik olan davalılar Osman ve Musanın kendilerine ait 2 nolu dairede öteki paydaşların iznini almadan, binanın dış görünüşünü bozacak statiğine zarar verecek şekilde tadilatlar yapıp, mesken niteliğindeki daireyi dükkana çevirip diğer davalıya kiraya verdiklerini ileri sürerek projeye aykırı yapılan tadilatın eski hale getirilmesini ve kiracının da tahliyesini istemişlerdir.
Davalılar çekişmeli yeri bu haliyle satın aldıklarını; ana yapının kat mülkiyetine çevrilmediğini, kendilerinin de müşterek malik olduklarını belirtip ret istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, taraflara ve dava dışı kişilere ait bulunan 4497 parsel sayılı taşınmaz üzerine planı, projesi ve ruhsatı bulunmayan iki blok halinde bina yapıldığı paylı mülkiyet üzere olan binada fiili kullanma biçiminin oluştuğu, her paydaşın bağımsız bir bölümü kullanmaya başladığı davacıların elinde de bağımsız bölüm bulunduğu alt kattaki davalıların kendilerine ait mesken niteliğindeki bağımsız bölümde değişiklikler yapmak suretiyle dükkan haline getirdikleri sabittir.
Binanın projesi ve ruhsatı bulunmadığından değişikliğin ne olduğu kesin olarak belirlenemediği gibi, statiğinin tehlikeye sokulduğu da tam olarak saptanmış değildir.
Ne var ki, binada yapılan değişiklik ruhsat verilmesine engel bir değişiklik ise esasen binanın ruhsata bağlanması ve muhafazası mümkün değildir. Binanın ruhsata bağlanma ihtimali bulunmakla birlikte yapılan değişiklik binanın statiğini tehlikeye düşüren bir değişiklik değilse davalıların kendilerine bırakılan bağımsız bölümde yaptıkları değişikliğe davacıların müdahale hakları bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; proje ve ruhsatı bulunmayan bir binada mahkeme kararıyla yapılacak değişiklikler ruhsatsız binaya yasal bir bina niteliği kazandırır. Nitekim tüm bu hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle aynı binanın başka bir bağımsız bölümü hakkında verilen karar aynı gerekçelerle bozulmuş, verilen ret kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16.5.2000 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 97.500.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına 16.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy