(3402 S. K. m. 12/3)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürmüş iptal ve tescil istemiştir.
Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Getirtilen tapu kaydına toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın senetsizden Kadastroca 131 parsel numarası altında davalının murisi adına tespit edildiği, tespit tutanağının 25.4.1984 tarihinde kesinleştiği sabittir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Hazinenin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir iddiasıyla açtığı iptal ve tescil davalarında 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3 maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin dava koşulu olarak ele alınamayacağı, ancak davanın içerisine girilip dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olmasının anlaşılması halinde hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerekeceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları gereğidir.
Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olup olamayacağı hususunda tüm taraf delillerinin toplanması ve mahallinde keşif yapılması suretiyle tespit edilmesi, özel mülkiyete konu olabilecek nitelik taşıması halinde davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi aksi halde kabul edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy