(3402 S. K. m. 22) (766 S. K. m. 46)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan bozma kararında uyuşmazlığın niteliği vurgulanarak izlenmesi gereken yol hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde işaret edilmiştir. Bozmaya uyulmakla ilgilileri yönünden usulü kazanılmış hak doğmasına karşın bu temel usul kuralı dahi göz ardı edilerek hükmü gereği gibi yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki çekişmeli taşınmazın ilk tespitinin senetsizden 43 parsel numarası ile Dedepınarı köyünde 189.000 m2 olarak yapıldığı,16.12.1952 tarihinde kesinleştiği, ikinci tespitin ise tapu kaydı esas alınarak 240 parsel numarası ile 243.500 m2 olarak incirlik köyünde 1957 yılında yapıldığı,21.12.1961 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği tapulama çalışmalarındaki hata nedeniyle kadastral sınırların tam olarak çakışmadığı tartışmasızdır.
Bilindiği üzere 766 sayılı tapulama yasasının 46 ve daha sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı yasanın 22.maddesinde evvelce kadastrosu yapılan yerlerin ikinci kez kadastrosunun yapılamayacağı yapılmış ise ikinci kadastrosunun bütün sonuçları ile hükümsüz sayılacağı öngörülmüş bulunmaktadır. Hal böyle olunca,240 nolu parsel tapusunun iptali ile, çakışan 189 m2 lik bölümün 43 parsel olarak aynen bırakılması gerekirken, infazda tereddüde yol açacak biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de çakışmayan ve fen bilirkişisi krokisinde A-B-C-D-E harfleriyle gösterilen bölümlerle ilgili kadastro mahkemesinin 1957/446-1961/90 sayılı kararı uyarınca kesin hüküm var ise de temyiz edenin sıfatı nedeniyle bu bölümlerle ilgili davanın kabul edilmesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA 21.5.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy