(818 S. K. m. 511, 517)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, Mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Davacı, çekişme konusu taşınmazlarını ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya temlik ettiğini ancak davalının bakım borcunu yerine getirmediğini ileriye sürüp iptal, tescil isteğinde bulunmuştur.
Ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi basitçe taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim söz konusu sözleşme BK'nun 511 maddesinde kaydı hayat ile bakma mukavelesi, akitlerden birinin diğerine ölünceye kadar bakmak ve onu görüp gözetmek şartıyla bir mamelek yahut bazı malların temlikini iltizam etmesinden ibaret olan bir akit olarak tarif edilmiştir.
Anılan yasanın bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerinde belirtildiği gibi ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile, bakım alacaklısı sözleşmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girer. Hemen belirtmek gerekir ki, bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametini temin etme yanında, besleme, giydirme hastalığında hekime götürüp, gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır. Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu içtimai mevkiine ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır.
Öte yandan, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları BK.'nun 517. maddesinde açıklanmış, sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa, ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözleşmeyi fesh etme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır. O halde yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir.
Öte yandan, BK.nun 517/son maddesi hükmüne göre; Hakim mukaveleyi feshedecek yerde, iki taraftan birinin talebi ile yahut re'sen artık birlikte yaşamalarına nihayet verip buna mukabil alacaklıya kaydı hayat ile bir irat tahsis edebilir.
Uyuşmazlığın değinilen hüküm (BK.nun 517/son maddesi) uyarınca çözüme bağlanması; bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanlarının ortadan kalktığı ya da büyük ölçüde sınırlandığı haller için düşünülmelidir. Bunun yanı sıra, takdir edilecek irat, yanların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalıdır.
Somut olayda, davacı babanın dava konusu taşınmazlarını 12.8.1999 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı kızına temlik ettiği, davalının 1.9.1997 tarihinden beri İstanbul'da bir limitet şirkette çalıştığı, eşinin öldüğü, Marmara Üniversitesinde okuyan bir çocuğunun bulunduğu kayden sabittir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinden doğan bakım borcunun kural olarak alacaklının, borçlunun ailesi içinde yaşaması suretiyle yerine getirilmesi gerekir. Ancak, davalının, yukarıda açıklanan durumu nedeniyle Bartın'a gelip, davacı babası ile oturması ve babasına bizzat bakması olanağı yoktur. Tanıklar, davacının geçimsiz birisi olduğunu, sözleşme yapılırken İstanbul'a kızının yanına gitmeyi düşündüğü halde gitmediğini, oğlu ile de dargın olduğunu ifade etmişlerdir. Bu durumda, sözleşmenin düzenlendiği tarihte var olan imkansızlık sürüp gitmektedir.
Hal böyle olunca, BK.'nın 517 son maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabul edilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMY'nın 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 04.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy