(743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil elatmanın önlenilmesi, ecrimisil davasının yapılan yargılamasında Mahkemece elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne karşı iptal ve tescil davasının reddine dair verilen karar davacı karşı davalı ve davalılar tarafından duruşma günü olarak saptanan 27.2.2001 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden M. A. Özsoy vekili avukat H. Yaşar geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İlk dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, karşı davada ise tespit öncesi harici satın alma ve zilyetliğe dayanılarak iptal ve tescil istemiştir.
Üzerinde, iki katlı ev bulunan dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın 1994 tarihinde yapılan kadastro tespiti ile tarafların miras bırakanı M. üzerine tespit ve tescil edildiği, iki katlı evin el atmanın önlenmesi davacısının kayınpederi olan iptal ve tescil davasının davacısı M. A. tarafından, kullanıldığı sabittir. Esasen bu yanda uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Mahkemece dava konusu taşınmazın, miras bırakan M. ile birlikte, babası M. A. tarafından alındığı gerekçesiyle de 1/2 pay oranında iptal ve tescile karar verilmiş ise de; el atmanın önlenmesi davasının davacısı tarafından ibraz edilen 2 adet 7.1.1992 tarihli senet içeriğinden taşınmazın üçüncü kişi H. Memiş den miras bırakan tarafından alındığı ve M. A.nin bu taşınmazda hiçbir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. M. A.nin bu senetlerin taşınmaz ile ilişkisinin bulunmadığına yönelik imzalı beyanları, tam birbirine uygun düşmese dahi, her iki senette taşınmazla bir ilgisinin olmadığını kesin olarak açıklandığından, bu farklılık sonuca etkili değildir. Öte yandan taşınmazı satan H. Memişin tanık olarak verdiği ifade de taşınmazı 1976 yılında, miras bırakan M.e sattığını, parasını aldığını, tapulama tesbiti sırasında bu satışı teyiden ayrıca senet verdiğini açıkça bildirmiştir. Toplanan deliller ve belirlenen olgular topluca değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın miras bırakan tarafından satın alındığı, açıkça anlaşılmaktadır. Miras bırakanın karısı Kamile tarafından, el atmanın önlenme davası açması üzerine karşı davacı M. A.nin iptal davası açtığı sonucuna varılmaktadır. Çekişmeli taşınmaz üzerine yapılan binaya M. A.nin katkısı bulunduğu anlaşılsa dahi, bu husus tapu kaydının iptali yönünde bir hak değil, olsa olsa bir alacak davasına sebep teşkil edebilir.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi davacısının miras payı oranında, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karşı iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgı değerlendirilmesi sonucu, yazılı olduğu üzere, hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 65.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 27.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy