(3402 S. K. m. 18, 22)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Davacı hazine, kadastro tespitinde tapulama harici bırakılan 23500 m2 lik taşınmazın tarım alanına dönüştüğünü ve ekonomik yarar sağlanmasının mümkün olduğunu belirterek tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece Hazinenin mülkü olan taşınmazların idari işlemle tescilinin sağlanabileceği, dava açmaya gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten, 3402 sayılı yasanın 22. maddesinin öngördüğü koşulların oluşması durumunda kadastro dışı bırakılan arazilerin yeniden idarece kadastro tespiti yoluyla sicile bağlanabileceği kuşkusuzdur. Ne var ki, kapsamlı araziler için öngörülen ve bir külfeti içeren böyle bir yola başvurulmaksızın dahi münferit taşınmazlar için yukarıda anılan yasanın 18.maddesi uyarınca Hazinenin Adli Yargı yerinde (genel mahkemelerde) tescil isteği ile dava açmasına olanak vardır.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy