(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan el atmanın önlenmesi, yıkım, tescil davasının yapılan yargılamasında, mahkemece davanın Hazinenin ve müdahil davacıların davasının reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karar asıl davacı Hazine vekili, müdahil davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 2.10.2001 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili avukat Armağan Örücü ile temyiz edilen vekili Avukat E. Berksan geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, 1991/1020 esas sayılı asıl davada, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek davalı şirketin el atmasının önlenmesini, binaların yıkımını; birleştirilen 1991/620 esas sayılı davada, aynı yerin Hazine adına tescilini istemiştir.
Asıl davalı- karşı davacı M... İnş.Tic.A.Ş. vekili, çekişmeli taşınmazın Medeni Kanunun 639.maddesine göre, şirket adına müdahil davacılar Mustafa A. mirasçıları ise, kadastro öncesi tapuya dayanarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, müdahil davacıların taşınmazla ilgisinin kalmadığı, karşı davacı şirketin zilyetliğinin 20 yıldan fazla devam ettiğinden söz edilerek, Hazinenin asıl ve birleştirilen davası ile birlikte müdahil davacıların davasının reddine, karşı davacı şirketin davasının kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, verilen hükmün dosya içeriğine usul ve yasaya uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hemen belirtmek gerekir ki; davalı-karşı davacı şirket, kesinleşen kadastro tespitinden sonra çap kaydına dayanarak ve ikinci el olarak taşınmazı edinen kişi konumundadır. Öyleyse, şirketin kadastro tespit öncesi ve komşu parsellere revizyon gören eski ve delil durumuna düşen tapu kayıtlarına dayanarak çekişmeli yerde hak iddia etmesi mümkün değildir. Nitekim karşı davasında zilyetliğe dayanarak hak iddia ettiği sonucuna da varılmaktadır. Bunun yanı sıra, müdahil davacı olan ve kadastro tespitinde revizyon gören tapunun bir kısım maliklerinin mirasçıları olan Ali A. ve arkadaşlarının, dayandıkları tapu kayıtlarının da çekişmeli taşınmazı kapsamadığı açıkça anlaşılmaktadır. Esasen, söz konusu kayıtlara karşılık, kayıt maliklerine, kadastroca pek çok parsel bırakıldığı tartışmasızdır.
Yukarıda değinilen ilkeler ve olgular dikkate alındığına, uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın Medeni Kanunun 639. maddesi ve 3402 sayılı yasanın 14 ve 17 maddeleri uyarınca zilyetlik hükümleri çerçevesinde edinilip edinilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki delillerden, özellikle 25.6.1997 tarihli ziraatçı uzman bilirkişi raporundan nizalı yerin, fiziki toprak yapısı itibariyle özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan % 30 eğimli sahipsiz kamu malı niteliğini taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Değinilen nitelikteki bir yer için Hazine adına sicil oluşturulamayacağı da kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Hazinece açılan 1991/1020 esastaki asıl dava olan el atmanın önlenmesi yıkım davasının kabulüne; birleştirilerek görülen 1992/620 esas sayılı Hazinece açılan tescil, karşı davacı Maya Tic. A.Ş. tarafından ve müdahil davacılar A. Akyürek ve arkadaşları tarafından açılan tescil davalarının reddine; karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Hazine vekilinin belirtilen hususlara yönelik temyiz itirazları dışındaki öteki itirazları ile müdahil davacıların temyiz itirazları yerinde değildir, reddine ancak;
Sonuç: Hazine vekilinin açıklanan hususlara ilişkin temyiz itirazları doğrudur. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren Avukat ücret tarifesinin 14.maddesi gereğince gelen temyiz eden Hazine vekili için 65.000.000 TL. duruşma Avukat parasının temyiz edenden alınmasına 02.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy