(4721 S. K. m. 688, 725) (743 S. K. m. 623, 651)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Karar: Birleştirilen davaların ilkinde davacılar 106 parsel sayılı taşınmazlarına komşu 70, 71, 107 parsel sayılı taşınmaz malikleri davalılar tarafından taşkın bina yapılmak suretiyle elatıldığını ileri sürmüşler, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlardır.
Karşılık davada ise 107 parseldeki ana yapıyı inşa eden davalı Şerafettin temliken tescil istemiştir. Gerçekten 107 parseldeki ana yapının davacılara ait 106 parselin bir bölümüne taşırıldığı, ana yapıda kat irtifakı kurulduğu, temlik davacısı dışında başkaca bağımsız bölüm maliklerinin de olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, gerek müşterek mülkiyette gerekse kat irtifakına geçirilmiş taşınmazlarda taşınmazın tamamı için diğer bir taşınmazdan belli ve muayyen bir bölümün temliken tescilinin istenebilmesi , her iki taşınmazda da hak sahibi olan tüm paydaşların davalı ya da davacı oldukları bir davanın varlığını zorunlu kılar.
Öyle ise;bir bağımsız bölüm maliki tarafından açılan karşı temliken tescil davasının dinlenebilme olanağı yoktur. Bunun yanı sıra, elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli davada da husumette yanılgı değil noksanlık söz konusudur. Ayrıca anılan davada üç ayrı parsel maliklerine husumet yöneltilmesine karşın, davalılar İsmail ve Sebahattin karar başlığına yazılmamış, hal böyle iken aleyhlerine hüküm kurulmuş, hükümde kendilerine tebliğ edilmemiştir.
Bu itibarla;karşılık davanın dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmesi, elatmanın önlenmesi, yıkım davası yönünden 107 parseldeki ana yapıda hak sahibi olanların dahili dava yoluyla husumetin tamamlanması, dilekçede kendilerine husumet yöneltilen davalılardan İsmail ve Sebahattin'in karar başlığına yazılması ondan sonra belirtilen ilk dava için hüküm kurulması gerekirken, değinilen usuli işlemler yerine getirilmeden ve karşılık davanın da dinlenebilirlik koşulu dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacılar (karşı davalılar) vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy