(818 S. K. m. 53)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Gerçekten, davalı üzerinde bulunan ve iptali talep edilen kaydın, cebri icra satışı edinme nedeniyle oluştuğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, kaydı oluşturan cebri icraya konu senedin sahteliğinden bahisle Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı o davanın halen görülmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın eldeki dava bakımından bekletici sorun yapılması, Ceza Mahkemesince verilip kesinleşecek kararın değerlendirilmesi ve ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken, değinilen şekilde işlem yapılmaksızın davanın reddedilmesi isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy