(4721 S. K. m. 706) (743 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar, 20 nolu parselin miras bırakanına, 19 nolu parselin de davalıya ait olduğunu, davalının kendi parseli için ruhsat alamadığını, bilahare iade etmek üzere 20 nolu parsel kaydını üzerine aldığını ancak iade etmediğini bildirip iptal-tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, kabul gerekçesinin yasal olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki, çekişmeli 20 parsel nolu taşınmazın, tarafların 1990 yılında ölen miras bırakanları Dürdane S. adına tapuda kayıtlı iken, 14.2.1985 tarihinde bağış suretiyle davalıya temlik edildiği, davalının bu parseli, kendisine ait 19 nolu parselle tevhit ederek 64 nolu parselin oluştuğu kayden sabittir.
Her ne kadar davalı imzasını taşıyan 3.12.1986 günlü belge ile 19 nolu parseli için inşaat ruhsatı alamadığından, daha sonra iade etmek üzere murise ait 20 nolu parseli alıp, tevhiden 64 nolu parseli oluşturduğunu, 20 nolu parseli iade etmesinin imar yasasına göre mümkün olmadığını, ilerde ilk yasa değişikliğinde tapuyu devredeceğini taahhüt etmişse de, bu taahhüdü Medeni Yasasının eski 634 yeni 706, Borçlar Yasasının 213 ve Tapu Yasasının 26. maddesine uygun olmadığından, geçerli kabul edilmesi ve tapudaki resmi işleme etkili olması düşünülemez.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy