(4721 S. K. m. 713) (743 S. K. m. 639)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, araştırma ve uygulama sağlıklı bir hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı ve davalının dayandığı tapu kayıtları zilyetlikle alınmış tescil ilamlarına dayalı tapu kayıtlarıdır. Birinin aldığı tescil ilamında öteki taraf yer almadığından tescil ilamlarının karşı tarafı bağlamayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda, her iki tapunun çakıştığı nizalı kısımda hangi tarafın zilyetliğine itibar edileceği; daha açık bir anlatımla, hangi taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunun tespitinde zorunluluk vardır. Oysa, bu husus yapılan her iki keşifte tam olarak aydınlığa kavuşturulmuş değildir.
Hal böyle olunca, yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız bilirkişiler aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılması; dava konusu yerin önceki zilyetlerinin kimler olduğunun; hangi tarihten itibaren zilyet bulunduklarının; zilyetliğin hangi tarihte kimden davacıya veya davalıya intikal ettiği hususlarının açıkça sorulması; ayrıca bu yönde taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması; böylece davacı ve davalının ve bayilerinin zilyetliğinin hangi tarihte başladığı; eklemeli zilyetliğin 20 yılın doldurulup doldurulmadığı ve hangi tarafın zilyetliğinin daha önce tamamlandığının açıklığa kavuşturulması ve bundan sonra bir hüküm kurulması gerekirken yetersiz yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanmak suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy