(4721 S. K. m. 1009) (743 S. K. m. 919)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacıların önceden kayden, sonradan ön alım davası sonucu paydaş oldukları 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların bir kısım yerlerine davalılar tarafından el atıldığı sabittir ve tartışmasızdır.
Bunun yanı sıra, davalıların anılan taşınmazlarla kayden bir ilgilerinin kalmadığı da belgelenmiştir. Her ne kadar davalılar satış vaadi sözleşmesi ibraz ederek, kullanmalarının haklı olduğunu savunmuşlar ise de satış vaadi sözleşmesi ilgilisine kişisel hak sağlar. Ayni hakla, kişisel hakkın çatışması halinde, uyuşmazlık ayni hakka üstünlük tanınarak çözümlenir.
Sonuç: Hal böyle olunca, satış vaadinden doğan kişisel hak saklı tutulmak suretiyle , hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın red edilmesi isabetsizdir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları doğrudur. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy