(4721 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 38)
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
KARAR
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden, davalılardan Aydın'ın reşit olmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, davada taraf olma ehliyeti medeni haklardan yararlanma hakkının bir sonucudur. Reşit olmayan kimse;medeni hakları kullanma ehliyetinden yoksun bulunması nedeniyle her ne kadar kendisi dava açamaz ise de, sözü edilen haklardan yararlanma ehliyetine haiz bulunduğundan aleyhine dava açılabilir. Ancak, reşit olmadığının mahkemece her ne suretle olursa olsun öğrenilmesi halinde, re'sen kanuni mümessile tebligat yapılmak amacıyla davacıya mehil verilerek sonucuna göre davanın yürütülmesi asıldır.
Değinilen usul kurallarına uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı sürece, davada taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez.
Görülen davada, davalı Aydın temsilcisine dava dilekçesinin tebliğ edilmediği, yargılamanın yokluğunda sürdürüldüğü hükümden haberdar olan vekilinin temyiz isteminin de süre geçtiğinden reddedildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair kararının ortadan kaldırılması gerekmiştir.
Sonuç: Zile Asliye Hukuk mahkemesince 27.2.2002 tarih 2001/66-380 sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, işin esası bakımından usulüne uygun taraf teşkili sağlanmak üzere hükmün H.U.M.K.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA , bozma nedenine göre şimdilik sair hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.7.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy