(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; davacılar, maliki bulundukları 24 parsel sayılı taşınmaza komşu 1 nolu parsel maliki davalının komşuluk hukukuna aykırılı olarak hiç mesafe bırakmaksızın yaptığı 2 katlı binanın kendi bahçelerine bakan taraflara açtığı pencere ile balkonun kapatılmak suretiyle elatmanın önlenmesini olmadığı takdirde davalı binasının sınırdan 3 m2 lik pencere mesafesi tamamlanana kadar yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendi taşınmazına pencere ve balkon yapmasının mülkiyet hakkının gereği olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraf arsalarının birbirine sınır olduğu davalının ruhsat almadan ve imar yönetmeliğinde öngörülen yapı yaklaşma sınırlarına ve müsaade edilen inşaat alanı miktarına uymadan proje harici olarak yaptığı iki katlı binanın iki adet penceresinin kurallara uygun olmaksızın yapılmış olması ve davacıların arsasına bakması nedeniyle kapatılması suretiyle elatmanın önlenmesine, balkona yönelik davanın ise davacı tarafı rahatsız etmeyecek şekilde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Senem Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanan delillere, eylemli olarak bir elatma bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının temyizine gelince; Mahkemece pencerelerin kapatılmasına karar verilmiştir. Kararlılık kazanmış Yargıtay İçtihatlarında vurgulandığı üzere, imar kanunları hükümleri ve ülke koşulları gözönünde tutularak, pencere kapatılması istekleri istisnai ve çok zorunlu hallerde kabule değer görülmektedir. Eldeki davada böyle bir zorunluluğun varlığı saptanamamıştır. Binanın imar yasasına aykırı yapılması ile idareyi ve idari yargıyı ilgilendiren bir husus olup, salt imara aykırılık adli yargıda pencerelerin kapatılmasına karar verilmesini gerektirmez.
Sonuç: Hal böyle olunca, dosyadaki olgulara göre, davanın tümüyle reddedilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 26.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy