(1086 S. K. m. 237)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, A. Galip T.'un paydaşı olduğu Temmuz-1928 tarih ve 18 nolu tapulu taşınmazdaki kendisine ait 5/16 ve annesinden gelen 3/16 oranındaki paylarını, davalı lehine satış vaadinde bulunduğuna ilişkin işlemin iptalini ve şerhin terkinini istemiştir.
Müdahil davacılarda, davacının açtığı davaya muvafakat etmişlerdir.
Davalı, yanlar arasında, daha önce görülen 1983/206 esasta kayıtlı davada 5/16 payın kendi adına tesciline karar verildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında, daha önce aynı yerle ilgili dava görülüp karara bağlandığından bahisle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve müdahil davacı Tülay Ü.'ye tarafından duruşmalı müdahil davacılar vekilince duruşmasız temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 15.4.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Nuray T. vs vekili avukat Yunus Emre Şerbetçi ile temyiz edilen T. Turhan H. vekili avukat Nezihi Haktan geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden ile yine diğer temyiz edilenler gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Satılmış A. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı, Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu sicilinde mevcut bağış vaadi şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıların miras bırakanı A. Galip T.'un 28.3.1973 tarihinde düzenlenen resmi senet uyarınca; Temmuz-1928 tarih ve 18 nolu tapudaki kendisine ait 5/16 pay ile annesinden irsen intikal edecek 3/16 paydaki hisselerini T. Turan H. isimli kişiye bağışlamayı vaadettiği, bağış vaadi lehtarı T. Turan H.'ın söz konusu şerhe dayalı olarak açtığı ferağa icbar davasıyla, değinilen payların adına tescilini istediği, bu talep üzerine Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/206 esas sayılı dava dosyasıyla bu isteğin kabul edildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesince 2.9.1988 tarih ve 1987/3377 esas-1988/5798 karar sayılı ilamıyla A. Galip T.'un tapudaki 5/16 payı yönünden davanın kabulünde isabetsizlik görülmediği, ancak, vaadde bulunanın, annesinden intikal edecek 3/16 pay yönünden, henüz iştirak çözülmediği ve ifa olanağı doğmadığı gerekçesiyle bu payın temlikine ilişkin kararın bozulduğu ve hükmün bu haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu karar ile bağış vaadi senedinin geçerli bir senet olduğu sicile yansıtılmasının yolsuz ve usulsüz bulunmadığı yönleriyle kesin delil oluştuğu tartışmasızdır. Ancak, sözü edilen kesinleşen ilamda, infaz kabiliyeti taşıyacak hüküm bölümünün A. Galip T.'un 5/16 payı yönünden kesinleştiği, ancak adı geçene annesinden irsen intikal edecek 3/16 pay yönünden ise, yukarıda belirtilen vakıalar bakımından kesin delil olarak nitelendirilen olgu dışında bir kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği muhakkaktır.
Öyle ise, eldeki davada, davaya konu edilen 3/16 pay yönünden şerhin terkini isteğinin kesin hükmün varlığından bahisle reddedilmiş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı ve müdahil davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle kararın açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 15.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy