(2981 S. K. m. 10) (6785 S. K. m. 42) (3194 S. K. m. 18)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu tapulu taşınmazlarının, imar-ıslah çalışmaları sırasında 8 parsele bölünerek tespit ve tescil edildiğini, belirterek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı ise, davanın reddini savunmuş, birleştirilerek görülen davada; davacının kendi parsellerine elatmasının önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile tapu iptali ve tesciline birleştirilen elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Uğur Ş. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı, kadastral işlemle oluşan tapu kaydına (kadastral çap) dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar ise imarla oluşan tapu kaydına dayanarak elatmanın önlenmesi davası açmışlardır. Mahkemece, asıl davanın kabulüne karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine toplanan delillere göre; çekişme konusu parsellerin, bu yerde 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik 10/C maddesi uyarınca yapılan imar şuyulandırma işlemi ile oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Yürürlükten kalkmış bulunan 6785 sayılı imar yasasının 42, daha sonra yürürlüğe girmiş olan 3194 sayılı imar yasasının 18. maddesine göre belediyeler, yerleşme yerler ile bu yerlerdeki yapılaşmaların planlarını, fen, sağlık ve çevre koşullarına uygun biçimde oluşturulmasını sağlamak amacıyla imar sınır içerisinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin olurlarını aramaksızın (hamur kuralını) uygulamak suretiyle birbirleriyle, yol fazlası ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, bağımsız paylı veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtma ya resen tapu işlemlerini yapmaya yetkilidir.
2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik 10/C maddeside aynı doğrultuda hüküm getirmiştir. Gerek imar kanunları ile yapılan parselasyon işlemlerinin gerekse imar affı yasalarında öngörülen imar islah çalışmalarının bir idari karara dayandığı kuşkusuzdur. İdari karara yönelik davaların inceleme yeri de idari yargıdır. O halde bu uygulamalar sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteğiyle açılan davalar kayıtların oluşumuna esas alınan diğer bir söyleyişle tapu kaydının illeti ve sebebi sayılan idari kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından idari karar idari yargı yerinde ortadan kaldırılmadıkça genel yargıda tapu sicilin deki gerekli düzeltme yapılamaz.
Hal böyle olunca, tapu iptal tescil davasına bakmak genel mahkemelerin görevi haricinde kaldığından bu davanın reddine, birleştirilen elatmanın önlenmesi davasının ise geçerliliğini koruyan imar çap kayıtlarına değer verilerek kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 20.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy