(1086 S. K. m.186,416)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, 36 parselin 1. derecede Arkelojik sit alanı içerisinde bulunduğunu, davalı Ali'nin bu taşınmaz üzerinde izin almadan inşaat yaptığını, bu nedenle Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıp ceza aldığını ileri sürerek yapılan inşaatın yıkılarak eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Süleyman vekili ise taşınmazı iyiniyetle tapudan satın aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın 1. derecede Arkeolojik alan olduğu, davalının 36 parselde izin almadan inşaat yaptığı gerekçesi ile davanın kabulüne dair verdiği karar davalının temyizi üzerine Dairece "... dava konusu taşınmazın dava sırasında dava dışı 3. kişiye satıldığı temyiz dilekçesine ekli yeni tapu kaydından anlaşıldığına göre HUMK.'nun 186.maddesi gereğinde işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeni malik hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.5.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Süleyman Ç. vekili avukat Salih Erbeyin ile temyiz edilen Hazine vekili Avukat Ulviye Sarp geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik'in tarafından düzenlenen rapor okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriği, toplanan delillere göre çekişme konusu 36 parsel sayılı taşınmazın 1. derecede Arkeolojik sit alanı içerisinde bulunduğu, keyfiyetin Koruma Kurulunun 13.9.1991 tarihli kararı ile ilan edildiği, taşınmazda yapılanmanın ise bu tarihten sonra oluştuğu, değinilen nitelikteki taşınmazlarda iyiniyet savunmasının da dinlenilme olanağının bulunmadığı gözetilerek yıkım sureti ile elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı Süleyman'ın temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davalı ilk kayıt maliki olan Ali E. hakkında açılan davanın görülmesi sırasında taşınmazın el değiştirdiği dikkate alınarak ve Daire bozması da gözetilerek HUMK.'nun 186. maddesi hükmünce davanın yeni kayıt maliki Süleyman'a yöneltildiği, böylece önceki kayıt malikinin davada sıfatı kalmadığı davada sıfat ve taraf niteliği bulunmayan kişinin hükmün sonuçlarından sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin HUMK.'nun 416. maddesi de gözardı edilerek yargı harç ve giderlerinden davalı Ali E.'ın da müteselsilen sorumlu tutulması doğru değildir. Adı geçen davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları doğrudur.
Sonuç: Kabulü ile açıklanan nedenlerle kararın HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.000 TL. duruşma Avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.5.2003 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-MUHALEFET ŞERHİ-
Davacının müddeabihi dava sırasında devralmış olan kişiye karşı davaya devam edilmesini istemesi ( davayı ona teşmil etmesi ) üzerine, davacı ile yeni davalı arasında görülen bu davada yeni bir dava olmayıp, davacı ile müddeabihi temlik etmiş olan eski davalı arasındaki davanın devamı olduğundan, yargılama giderlerinden, eski davalının yeni davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları düşüncesi ile hükmün onanması görüşündeyiz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy