(1086 S.K m.57,186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 22 parsel sayılı taşınmazın, satışı için dava dışı S. Ali T.'a vekaletname vermek üzere birlikte notere gittiklerini, ancak satış bedelinin kendisine verilmesi halinde, çıkarılan vekaletnameyi vekile vereceğini söylemesi nedeniyle vekilin, satış bedelini temin için yanından ayrıldığını ve rızası dışında eline geçirdiği vekaletname ile dava konusu taşınmazı, önce davalı Mehmet'e, onun da davalı Hakkı'ya satış şeklinde temlik ettiklerini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Mehmet, ilk önce davanın reddini istemiş ek cevap dilekçesinde davayı kabul etmiş ve iddiaların doğru olduğunu belirtmiş, ancak daha sonraki celsede yeniden davanın reddini savunmuştur.
Davalı, Hakkı ve ölümüyle mirasçıları, iyiniyetli malik olduklarını, iktisaplarının korunması, gerektiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, önceden verilen davanın reddine dair kararın Dairece "hile ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı yeterli araştırma yapılmadığı,"vurgulanarak bozulması üzerine bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında taşınmazı iktisap eden Refika Ş. davaya müdahil olarak katılmış ve tapu kaydına dayalı iyiniyetli iktisabının korunması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiş, Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, müdahil vekili ve davalı Hakkı mirasçıları vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; hile ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişmeli taşınmaz davacıya ait iken, vekil aracılığıyla davalı Mehmet'e 29.11.1989 tarihinde devredildiği, onun da diğer davalı Hakkı'ya hemen ertesi günü taşınmazı temlik ettiği, ihtiyati tedbir kararının kalkması üzerine hükmün Dairece bozulmasından sonra davalı Hakkı'nın mirasçıları tarafından taşınmazın, Refika Ş.'e satıldığı, son alıcı Refika'nın bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında davalılar yanında yer almak üzere müdahale dilekçesi verdiği ve mahkemece fer'i müdahil olarak davaya katılmasına karar verildiği, yargılama sonucu da fer'i müdahil üzerinde kayıtlı bulunan taşınmazın, iptal ve tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, HUMK'nun 57.maddesi uyarınca "müdahil iltihak ettiği tarafla birlikte hareket eder, fakat, hüküm iltihak olunan tarafa muzaf olarak verilir"
Hal böyle olunca, son alıcı Refika'nın davada davalı sıfatı kazanmadığı ve HUMK'nun 186.maddesindeki yöntemle davaya dahil edilmediği halde, aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hakkı, mirasçıları ile fer'i müdahilin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 14.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy