(4721 S. K. m. 560)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakan babalarının ilk eşinden olma çocukları, davalıların da ikinci eşinden olma çocukları olduklarını, dava konusu 6 parça taşınmazın mal kaçırmak amacıyla babaları tarafından ikinci eşine mal ettirildiğini ileri sürmüşler, tapularının iptali ile payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini istemişlerdir.
Davalılar, taşınmazların miras bırakan tarafından annelerine tapuda bizzat devredilmediğini, ya hükmen ya da 3. kişiden satın alınarak tescil edildiğini, muvazaa bulunmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, mal kaçırmak amacıyla hareket edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle 4 parça taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, iki parça taşınmaz yönünden ise dava reddedilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu edilen 6.297, 308 ve 50 sayılı parseller bakımından temlikin muvazaalı olduğundan söz edilerek davanın kabulüne, 3 ve 640 sayılı parseller bakımından ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere ve eksikliğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelere göre kabule konu 6, 297 ve 308 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında senetsizden 3. kişi adına tespit gördüğü, Kadastro Mahkemesindeki tespite itiraz davası sonucunda miras bırakanın 2. eşi adına tesciline hükmedildiği, 50 parsel sayılı taşınmazın ise kayden miras bırakana ait olmadığı, 3. kişiden bedeli ödenmek suretiyle miras bırakanın 2. eşine kayıtlandığı, ondan da davalılara intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Gerek tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlarda gerekse kayden miras bırakana ait olmayan taşınmazlarda yapılan intikaller yönünden 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur. Ancak bu tür tasarrufların tenkise tabi olduğu şüphesizdir. Davada tapu iptali-tescil isteği yanında tenkis isteği de bulunduğuna göre bu yönde araştırma yapılması zorunludur.
Sonuç: Hal böyle olunca, dava konusu 6, 297, 308 ve 50 parsel sayılı taşınmazlar bakımından Medeni Kanunun 560 ve takip eden maddeleri gereğince gerekli araştırmanın yapılması, koşullarının bulunması halinde tenkise hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.000 TL. duruşma Avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy